instagram takipçi satın al takipçi satın al ucuz takipçi satın al smm panel ucuz takipçi satın al instagram takipçi satın al takipçi satın al ucuz takipçi satın al instagram beğeni satın al instagram takipçi satın al ucuz takipçi satın al instagram türk takipçi satın al tiktok takipçi satın al iqos juul hasta yatağı hasta yatağı kiralama gündem bahis forumu bahis forum forum bahis betting forum seo agency epin valorant vp satın al pubg mobile uc pasha fencer elmas ucuz epin instagram takipçi satın al takipçi satın al düşmeyen takipçi satın al ucuz takipçi satın al instagram beğeni satın al beğeni satın al tiktok takipçi satın al youtube izlenme satın al izlenme satın al tiktok beğeni satın al is binance safe bitcoin nasıl alınır bitcoin nasıl alınır online bahis siteleri canlı bahis siteleri bahis forum marsbahis gate io güvenilir mi deneme bonusu deneme bonusu veren siteler deneme bonusu deneme bonusu instagram takipçi satın al takipçi satın al ucuz takipçi satın al instagram beğeni satın al beğeni satın al tiktok takipçi satın al youtube izlenme satın al instagram izlenme satın al video indir facebook video indir tiktok video indir dailymotion video indir tumblr video indir instagram video indir youtube video indir youtube mp3 dönüştürücü youtube video indir metin2 hile metin2 pvp serverler hd film izle film izle izle hd izle komedi filmi izle aksiyon filmleri izle animasyon filmleri izle

Orucun, İnsanın Şahsi Hayatına Bakan Faydaları

Abdulkadir

New Member
Katılım
21 Tem 2013
Mesajlar
84
Tepkime puanı
0
Puanları
0
Yaş
29
Ramazan-ı Şerif’in orucunun, insanın maddi ve manevi hayatına pek çok faydası vardır. Oruç, insana en mühim bir ilâç gibi maddî ve mânevî bir perhizdir. İnsanın nefsi yemek, içmek hususunda serbestçe hareket ettikçe, hem şahsın maddî hayatına tıbben zarar verir hem de helâl-haram demeyip rast gelen şeyi âdeta saldırırcasına yiyerek mânevî hayatını da zehirler. Böyle bir durumda kalbe ve ruha itaat etmek, o nefse güç gelir, serkeşâne dizginini eline alır. Nihayet insan ona binemez; o insana biner.

Bazı veli zatların, nefis terbiyesinde riyazetin, yani yemenin içmenin azaltılarak ibadetle vakit geçirmenin önemli bir rolü vardır. Ramazan orucu da bir nevi riyazet gibi bizlere nefis terbiyesinde yardımcı olur ve hakikatlere karşı itaat etmeyi öğrenir.

Normal zamanlarda yemek üstüne yemek ile sürekli çalışan mide de bu vesile ile dinlenir. Allah’ın emrini dinleyerek helal olan yemeği ve içmeyi terk ettiği için, haramlardan çekinmeye yönelik emirleri de dinlemeğe ruhu ve nefsi daha kolay ikna olur. Bu şekilde manevi hayatı da düzene girer.

Diğer taraftan, insanların çoğu, açlığa çok defalar maruz kalırlar. Sabır ve tahammül için bir idman şeklinde olan açlığa ve riyazete muhtaçtırlar. Ramazan-ı Şerifteki oruç, ortalama on beş saat, sahursuz ise yirmi dört saat devam eden bir açlık zamanında sabır etmeyi öğreten bir riyazet ve bir idmandır. Demek, insanlığın sıkıntılarını arttıran sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün bir ilâcı da oruçtur.

İnsanın midesiyle irtibatlı pek çok maddi ve manevi organları vardır. Eğer o mide yılda bir ay gündüzleri istirahat etmezse mideyle irtibatlı diğer azalar hususi ibadetlerini unutur, yemek ve içmekle meşgul olur. Bu nedenle eskiden beri veli zatlar manevi yükselişleri için yemeği içmeyi azaltma yolunu tercih etmişlerdir.

Ramazan-ı Şerifin orucuyla beden fabrikasının hizmetçileri anlarlar ki, sırf yemek ve içmek için yaratılmamışlar. Bedenin maddi ve süflî eğlencelerine bedel, Ramazan-ı Şerifte melekî ve ruhanî eğlencelerle, insanın ruhu ve manevi latifeleri lezzet alır. Onun içindir ki, Ramazan-ı Şerifte mü’minler derecelerine göre ayrı ayrı nurlara, feyizlere, mânevî sürurlara mazhar oluyorlar. Kalp ve ruh, akıl, sır gibi latifelerin, o mübarek ayda oruç vasıtasıyla çok manevi feyizleri ve yükselişleri vardır. Midenin ağlamasına bedel, onlar mâsumâne gülüyorlar.

____________________________________

[1] Talâk Sûresi, 65/3.
[2] El-Havbevî, Dürretüt’l-Vâizîn, s. 11.
[3]” Bakara Sûresi, 2/185.
[4] Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân, 16; Mecmeu’z-Zevâid, 7/163.
[5] Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs, 3/130.
[6] bk. Kadr Sûresi, 97/3.
 
Üst Alt